Trabzon, Fenerbahçe maçının bitiş anından itibaren meydana gelen olayları herkes farklı yönüyle ele alıp, farklı biçimde değerlendiriyor.
En objektif değerlendirme yaptıklarını iddia edenler dahi kenardan köşeden eyyama bulaşmaktan kendilerini alıkoyamıyorlar.
Maç sonundaki olayların baş sorumlusu, maç oynanırken geliyorum diye avaz avaz bağıran olayları öngöremeyip veya öngörüp yine de kendisine ait yetkilerini kullanmayan hakem Halil Umut Meler‘dir.
Halil Umut Meler’in bir adım önündeki sorumlular ise olabilecekleri bir gün hatta bir hafta öncesinden öngörerek gerekli tedbirleri almakta zaafiyet gösteren Trabzon’daki mülki amirlerdir.
Onların da bir adım arkasındaki sorumlular, Trabzon’daki atmosferi daha önce defalarca tenefüs etmiş ve takım otobüsünün kurşunlanması dahil çeşitli deneyimlere sahip olmalarına rağmen deneyimsiz futbolcularını Trabzon’daki atmosfere yönelik uyarmayan Fenerbahçe yönetimidir.
Bunlar maç öncesi ve maçın hemen arkasından sahada meydana gelen olayların sorumlularıdır.
Sorumlular bunlarken, hem sorumlu hem suçlu kesiminin tepesinde ise öngörüsüzlük dahil hakem atamasındaki saçma ısrarları nedeniyle başkanıyla birlikte TFF ve MHK geliyor.
Trabzon Spor Yönetimi!... Sorumluluk veya suçluluk değerlendirmesinde hiç günahı olmayan neredeyse tek kesim. Fenerbahçeli yöneticileri ağırlama dahil protokolde bir sorunun yaşanmamış olması ile Trabzon Spor’un sahadaki müsabakayı kirletmeye yönelik hiç bir sabote girişiminin olmaması yönetimi ve futbolcuları sorumluluktan ve suçlamadan vareste tutmaya yetecek gelişmelerdir.
Gelelim madalyonun diğer yüzüne;
”Fenerbahçe’yi ligden çekmek!”…
O mesele hiç kolay değil. Hatta bunu dillendirmek borsaya açılmış, binlerce hisse senedi almış bir çok yatırımcının bulunduğu ve alacaklarıyla borçları belli şirket olan Fenerbahçe üzerinden Borsa Spekülatörlüğü suçu işlemek demektir.
Fenerbahçe ve Fenerbahçeliler üzerinden tezgahlanan girişimi görmezden gelerek eyyam kesmenin alemi yok.
Bu tezgahın figürasyonundakiler, Gezi’den bu yana kendilerine biçilen rollün hakkını vermeye çalışıyorlar.
Mesele kamuoyuna, camiaların cefakar taraftarlarına gösterildiği biçimiyle; Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, Trabzon Spor veya diğer takımların şampiyon olup olmamaları, küme düşmeleri merkezindeki rekabete dayalı çekişmelerdeki sportif alandan çok daha farklı…
Bu bağlamda;
Yugoslavya’yı iç savaşa götüren fitilin Dinamo Zagreb-Kızılyıldız maçında tutuşturulduğunu hatırlatırsak ne demek istediğimiz daha kolay anlaşılacaktır.
Kısacası;
”Mevzu Fenerbahçe Değil Siz Hala Anlamadınız mı?”


GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!