Önce biraz geçmişi hatırlayalım. PKK’nın siyasi uzantısı ile CHP’nin yollarının kesişmesi 1991 yılında başladı. 1991 seçimlerinde SHP ile PKK’nın siyasi uzantısı HEP ittifak kurarak genel seçimlere gitti.
SHP listelerinden HEP milletvekilleri ilk defa meclise girdi. Kılıçdaroğlu ile birlikte, PKK’nın siyasi uzantısı ile birliktelik sürekli gelişti. Parti yetkilileri sık sık görüşüyor. Kandil den, CHP adaylarına özelliklerde İmamoğlu’na destek mesajları her gün yayınlanıyordu. HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli “Kürdistan’da biz kazanacağız, batıda AK Parti ve MHP’ye kaybettireceğiz” diyerek CHP’ye tam destek oldu.
Planlar tuttu ve 2019 seçimlerinde başta İstanbul olmak üzere birçok büyük şehirde HDP’nin desteği ile CHP başarılı oldu. Bu arada PKK’nın 2015 yılında “Hendek olayları” çıkardığını hepimiz biliyoruz. Terör saldırılarında 793 güvenlik görevlisi şehit oldu. 314 sivil vatandaş hayatını kaybetti. 4 binin üzerinde güvenlik görevlisi ve 2 binden fazla vatandaş yaralandı.
PKK’nın amacı neydi? Öz yönetim kurmak. Nedir öz yönetim? Merkezi idareden bağımsız olarak kendi yönetimlerini kurmak. Öz yönetim isteği ile “Hendek olaylarını” başlatan ve başarısız olan PKK’nın partisi, 2019 seçimlerinde, CHP’ye destek olup kazandırmasına rağmen aldıkları tavizler yeterli bulmadığı için 31 Mart seçimlerinde yeni bir yönteme başvurdu.
Bu yeni yöntem, CHP ile yeni bir ittifak yaparak istediği bazı yerlerde kendi yada kendisine yakın olan adaylarla, CHP listesinden seçime girerek yerel yönetimlerde söz sahibi olmak. Bunu yaparken de iki parti arasında seçim ittifakı yokmuş gibi davranılacak. Mesela İstanbul Esenyurt ve Güngören yerlerden ikisi. Esenyurt adayı Ali Gökmen’i geri çeken CHP, DEM’in de desteklediği ve “Irak bölünürse Kürt devletinin tanınması daha kolay hale gelebilir.
Ancak, Irak bölünmese de Kürtler’in devlet kurma hakkı vardır” diyen Prof. Dr. Ahmet Özer’i aday gösterdi. Böylece DEM, hem CHP’yi isteklerine boyun eğdirmiş hem de kendi adaylarını göstermiş oldu. CHP Güngören’de de Temel Akkoçlar’ı geri çekti, yerine DEM’in de istediği Yüksel Yalçın’ı aday yaptı. Ancak DEM, bu iki ilçede aday göstermesi milliyetçi ve ulusalcı olan, CHP’nin DEM ile demlenmesini istemeyen seçmenleri aldatmaya yönelik iki parti arasında anlaşmalı bir hamle. Ayrıca, ” Kent uzlaşısı” kapsamında 20 civarında DEM’li ismin de, CHP listelerinden İBB Meclisi’ne gireceği yapılan pazarlıklar arasında.
Burada ki tehlike şu.
PKK bu yöntem ile İstanbul gibi bir yerde söz sahibi olacak.
Esenyurt, bir milyona yakın nüfusu ile Türkiye’nin en büyük ilçesi. HDP’nin Esenyurt’ta oy oranı yüzde yirmi civarında. CHP imamoglunun kazanması için yüzde yirmi oy oranı olan terör uzantısı partiye belediye başkanlığı verecek. Ülkenin bölünmesine taraftar olan bir kişi CHP’nin oyları ile seçilecek. Bunların Güneydoğu’daki belediyeleri ele geçirdiklerinde, kamunun imkanlarını PKK’nın emrine verdiklerini gördük. Gazeteci Nedim Şener bu durumu çok güzel özetliyor. “Esenyurt PKK/DEM’in kurtarılmış bölgesi olacak. Esenyurt’ta yaşayan tüm vatandaşlara sesleniyorum.
Azıcık vatan sevginiz varsa bu partiye oy vermeyin. Bir felaketin fitili ateşleniyor. CHP ne yaptığının farkında değil. İmamoğlu kazansın diye gözleri dönmüş durumda. Yarın burada bu kişi seçilince en ufak alacakları bir kararda, kadrolaşmada, veya belediyenin kaynaklarının PKK’ya aktarılması noktasında karşılacakları tepki üzerine Demirtaş’ın yaptığı gibi bir çağrı ile insanları sokaklara dökebilirler.” CHP’yi tanımak ve anlamak çok zor.
DEM’in oylarını alabilmek için devleti,vatanı ve milleti düşünmeden her hamleyi yapabilecek kadar akıl tutulması yaşıyorlar.
Üzülerek belirtmek gerekir ki, CHP artık Türkiye için “Milli Güvenlik Sorunu” haline gelmiştir.


BİR FOTOĞRAF BİN KAPIYI AÇAR..!
GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!