Her savaş öncesi konsorsiyum masaları oluşturulur. Sıcak savaşa tutuşacak ülkeler dahi bu savaş öncesi kurulan konsorsiyum masalarındaki yerlerini alırlar.
Savaşın izlencesinin, stratejisinin yanı sıra masada kimler olmak istiyor ve masadaki kimlerin ellerinde hangi kartların olduğu tartışılır. Aynı konsorsiyum masasında bir araya gelenler kendi çıkarlarını tesis edebilmek adına diğer masaları işlevsiz bırakabilmek için farklı farklı masalarda da olabilirler. Savaş sonrası kimlerin neyin üzerine oturacağı, kimlerin neler elde edeceği tartışılıp paylaşımların yapıldığı masalar ardı ardına kurulur.
Karbağ savşı öncesinde de İsviçrede toplanan böyle bir masa kurulduğunu ve Azerbaycan, Rusya, Ermenistan ve İsrail arasında oluşturulan bu konsorsiyum masasının Azerbaycan, Ermenistan savaşı sonrasında Karabağ’daki zengin petrol yataklarının paylaşımının masaya yatırıldığını da biliyoruz.
Akıllara çok soru gelebilir. Ancak konuyu Devletler, Hükümetler ve o devletlerin Derin Devletleri gerçeği üzerinden; Halklara söylenenlerin başka, uygulamaların başka olduğu perspektifi ile değerlendirmek gerekir.
Yukarıda saydığımız ülkeler arasında kurulan birnci konsorsiyum masasına karşılık kurulan ikinci bir masa daha oluşturulmakta gecikmeyen ABD ve Türkiye Azerbaycan’ı bu yeni masaya oturttular.
Fraklı bir konsorsiyomda ise Rusya, Fransa ve ABD bir araya geliyorlardı.
Kazananının kim olacağı belli olan Karabağ Savaşı öncesi kurulan birbirinden farklı konsorsiyumların üzerinden geçen beş yılın ardından gelinen son noktada, İran üzerinden zorlanan Avrasya kapısının aralanması adına İsrail ve ABD arasındaki yeni konsorsiyumun üçüncü varsa dördüncü ortağının kim olduğu merak ediliyor.
Devletler, Hükümetler ve o devletlerin Derin Devletleri!… Olduğuna dair tespitimizi hatırlayarak;
Belki de ABD, Türkiye, Azarbeycan arasında kurulan konsorsiyuma İsrail dördüncü ortak olarak dahil olmuş veya edilmiş olabilir! diye de düşünebiliriz.
Çünkü!
Azerbaycan, Rusya, Ermenistan ve İsrail arasında oluşturulan, İsviçre’e toplanan birinci konsorsiyumun üzerinde anlaşılan on beş maddesinde geçen; Azerbaycan’ın İsrail‘den silah alımının arttırlılması ve mudili olan silahları Türkiye’den alması yerine İsrail’den alması ve Azerbaycan‘da M.S yerleşmiş olan İsraillilerin Rusya‘nın koruması altındaki yerleşim yerlerinde güvende olmaları için korumalı alanlar yaratılması ile Karabağˆ’dan Azerbaycan tarafından çıkartılacak petrolün eşit koşullarda paylaşılarak lojistik işlerinin Ermenistan (diaspora) şirketlerine verilmesi, olası İran, İsrail çatışmasında(savaşında) İran’daki Yahudilerin Azerbaycan‘a güvenli geçişlerinin sağlanması için güvenli geçiş koridorunun oluşturulması…
Maddelerine Türkiye başta ABD yeni bir konsorsiyum masası kurarak karşılık vermiş olabilirler!
Diğerleri gibi masa masa gezmeyen ve netliğini koruyan tek ülke Türkiye’dir!
İlham Aliyev ise her masada yer alıp kar göreceği her koşula rıza göstermek zorundalığı ile haraket etmektedir.
Son olarak ABD ve Türkiye‘nin oluşturdukları konsorsiyum masasındaki yerini almış görünen İlham Aliyev, ABD kontrolündeki Zengezur Koridoru sayesinde Nahcivan üzerinden Türkiye ile sınır komşusu olmayı seve seve tercih etmek zorunda kalmıştır.
Bugünün öngörüsünü yapmak için muhtaç olduğumuz gerçek bilgilerin himaye edildiği bu atraksiyonları göz önünde bulundurmak geleceğe projeksiyon tutmamızda yardımcı olacaktır.


GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!