Toplumu dindar, mütedeyyin kesime yönelik algı operasyonları sayesinde yönlendirme operasyonları daha ne kadar devam edecek, nereye/nerelere/kimlere kadar erişecek?
Hangi mahfillerde hazırlanıp, hangi mutfaklarda pişirildiği malum ancak adı konulamayan yemeğin servisi öylesine özenli öylesine düzenli öylesine şık servis ediliyor ki,
Hz. Ömer’in (r.a.) ”İnandığınız gibi yaşamazsanız yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız” sözünü akla getiren, toplumu inancından uzaklaştırıp, yaşanıldığına inandırılan sistemede yaşanılması gherektiğinin önü açılmaya çalışılıyor.
Servisi eksiksiz yapılan bu yemeğin en değerli malzemesi olarak mütedeyyin olarak bilinen, anılan isimlerin seçiliyor olup arasına biraz ondan biraz bundan katılıp karıştırılan zerzevatlarla çoğaltılıp süslenmesi tadını lezzetini nefasetini çoğaltmaktan öte göreselliğine hizmet ediyor.
Toplum, kendisine sunumu kusursuz yapılan bu yemeği öylesine bir iştahla yiyor ki, içindeki iştah açıcı sağlıksız katkıları, sosları hiç umursmadan miğdeye anında indiryor.
Adına ”algı operasyonu” veya ”5.kol faaliyeti” deyin fark etmeksizin; Yürütülen bir plan var ve bu plan Türk toplum yapısı ile birlikte inanç sisteminin bütünlüğünü diret olarak hedef almış durumda.
Ekonomik zorlamalar, siyasal beklentilerin karmaşıklı, toplumsal olayların olumsuz gelişimi derken araya hayatın olmazsa olmazları arasındaki rolü magazinden ibaret figürlerin ”foyaları” olarak servis edilen absürtlükler eşliğinde devam eden süreç nereye evrilecek?
Kimlik bunalımı üzerinden, sosyal statü belirsizliğinin tahrik edilmesindeki sınırların ortadan kalktığı şartlarda kaçınılmaz meydana çıkan en belirgin toplumsal kargaşa ailede başlayan itaatsizlik sonrası toplumsal itaatsizliktir.
Toplum, sinir uçlarına ustaca ve hoyratça dokunularak tahrike açık hale getirilirken diğer taraftan tatmine yönelik olanaklarının elinden alındığı, tatmine dair umutlarının bitirildiği noktada, zaten genetiğinde var olan köyden şehire göç bunalımı ile birlikte önü alınamaz bir bunalıma seve seve fakat farkında olmadan itiliyor.
Stockolm Sendromu denilen ‘katiline aşık olma” halini toplumun üzerinden sıyırıp atmakla yükümlü sorumluluk ve yetki/etki iradesini elinde bulunduranlar;
Başta sanal kumar olmak üzere, bahis + magazin (dizi, film) türünden uygulanan toplumsal baskıların önünü ve önlemini almak zorundadır.


GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!