Alaattin Çakıcı, Kemal Kılıçdaroğlu’na yazdığı mektupta kendisini tehdit etmiş. Şayet o mektubun içeriğinde ”tehdit” cümleleri varsa bu kabul edilir bir durum değildir.
Kılıçdaroğlu ve CHP’liler gereğini yaparak konuyu yargıya taşımışlar ve doğrusunu yapmışlar. Tehdit, hakaret veya küfür, iftira kimden/ kime yönelik gelirse gelsin kabul edilemez ve hoş görülemez. İlkesel duruş açısından olunması gereken yer budur. Bundan sonrası yargının bu konuda vereceği karara bağlıdır.
Diğer yandan, Kılıçdaroğlu ve çevresi Çakıcı’dan; ”mafya babası, suç makinesi, çete lideri” gibi yakıştırmalarla söz ediyorlar. Oysa Alaattin Çakıcı’nın, cezasını tamamlamış ve hukuk önünde şu haliyle suçsuz bir vatandaş olarak, siyasi arenada adının ima yoluyla dahi olsa ”malzeme” edilmesine ve bunun ”biçimine yönelik” tepkisini kendi üslubunca ve kendi adına dile getirmiş olduğu anlaşılıyor.
Evet; mafya kadın ticareti yapar, uyuşturucu ticareti yapar, hırsızlık yoluyla elde edilenlerden gelir sağlar, bar pavyon işletir buralardan haraç alır. Çakıcı ile bu tür iğrençlikleri bir arada ima yoluyla dahi bir araya getirmek açıkça kul hakkı yemeye ve yalan, iftira, fitne, fesat sokmaya girer. Çakıcı, hakkında bu tür iğrenç işlerle ilgili hukuki tek bir iddia dahi yokken, Alaattin Çakıcı iması ile gelişigüzel tanımlamalar yapmakta hakaretin ağa babasıdır.
Pek ala Kemal Bey, daha bir kaç gün önce Çakıcı ile sarmaş dolaş kendisini makamında ağırlayan, 15 Temmuz gecesi darbe yapılıyor diye elinde kadehle kutlama yapan Edirne Belediye Başkanınıza neden tıkınız çıkmadı? Öyle ya, ”mafya babası, suç makinesi, çete lideri” diye tanımladığınız Alaattin Çakıcıyla çaylar, kahveler içip fotoğraflar yayınlamıştı.
Evet tehdit kötü bir eylem…
2015’de FETÖ’cü Akın İpek’in BUGÜN TV kanalında, Ahmet Altan; ”Erdoğan, 1 Kasım’da yine kazanırsa darbe olur ve bir çöplüğün kenarında onu vururlar” diye tehdit savunurken siz neredeydiniz? Kapılarının önüne giderek onlarla birlikte ”demokrasi ve fikir hürriyetti ahkamları” kesiyordunuz.
Oktay Ekşi, ”bunlar analarını da satarlar” diye yazdığında sizin onu nasıl savunduğunuz unutulmadı.
Yılmaz Özdil’in iftiralarına ve tehdit yüklü yazılarını nasıl sahiplendiğiniz de unutulmadı.
Seçim otobüsünün üzerindeyken, siz bizzat kendiniz hezeyanla Erdoğan’dan söz ederken; ”anaaa…. aaa…” diye ipin ucunu son anda yakaladığınızı da unutmadık.
Ülkeyi, vatanı, milleti yaptıkları sözüm ona haberler üzerinden tehdit edenlere, millete hakaretler düzenlere isimlerini teker teker okuyarak ve hatta Ankara’dan İstanbul’a kadar yürüyerek sahip çıkmadınız mı?
Madem ki, Alaattin Çakıcı yine sizin iddialarınıza ve iftiralarınıza göre ”mafya babası, suç örgütü lideri”…
Çakıcı’nın geçtiğimiz hafta, Bodrum marinada bir araya geldiği eski içişleri ve adalet bakanlığı DYP genel başkanlığı yapmış Mehmet Ağar’la, Devlet üstün hizmet madalyasını defalarca hak etmiş emekli general eski MHP Milletvekili Engin Alan ve beraberlerindeki Korkut Eken’le birlikte yayınlanmış fotoğrafları hakkında neden tek bir kelime dahi etmediniz? Bizim bildiğimiz Kılıçdaroğlu veya muhalefet bu fotoğraftan onlarca ”senaryo”, sayısız ”malzeme” çıkartır ve meseleyi Susurluk bağlamında ve tadında servis ederdi.
Son olarak… Hakaret, iftira veya tehdit nereden ve kime yönelik gelirse gelsin tasvip edilemez ve onaylanamaz. Ama işin bir de iğne ve çuvaldız kısımı da var ki, atlanmamalı.


BİR FOTOĞRAF BİN KAPIYI AÇAR..!
GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!