Türkiye, genel seçim ve Cumhurbaşkanlığı seçimi sathımahaline girdi.
Hal böyle olunca Tekirdağ’da da siyasetin harareti her geçen gün yükseliyor.
Rakip partiler arasındaki karşılıklı hararetten söz ettiğimi, edeceğimi zannetmeyin. Her partinin kendi içindeki dinamikleri arasında başlayan veya zaten var olan çekişmeden söz edeceğiz.
Aday adaylığı ve adaylık çekişmeleri, var olan makamları sürdürebilmek veya o makamlardaki etkinlikleri arttırabilmek adına baş vurulan bir takım girişimler… Bir tık daha ötesindeki ”mevcut otoritelere yönelik yer altından yürütülen antin kuntinler”
Örneğin Faik Öztrak‘ın CHP’de var olan otaritesini sarsıcı girişimler sayesinde, Tekirdağ üzerindeki yaptırım etkinliğini sınırlamaya hatta tümden yok etmeyi amaçlayan taşra siyaseti yöntemleri üzerinden geliştirilmeye yönelik refleksler… Ve tabi dahası etnik kimlikler ve mezhepçilik üzerinden dizayn edilmeye çalışılan bir takım farklı farklı ama ”tehlikeli!” girişimler:
Öte yandan AK Parti’de, Mustafa Şentop‘un Tekirdağ hatta Trakya bütünündeki etkinliğini sarsıcı bir takım ”taşra kurnazlıkları” ile sahaya sürülmeye çalışılan şuursuz girişimler.
Şimdi bu tespitimize dair karşı çıkışlar, yalanlamalar hatta itirazlar yükselecektir. Hamaset yüklü yalakalıklar, vıcık vıcık yağ saçan ”sahiplenmeler”…
Herkes geçecek bu işleri;
Kadir Albayrak üzerinden en son sergilenen, BŞB yeni hizmet binasının açılışında sözüm ona ”işçi haklarını korumaya” yönelik ortaya konulan buram buram provokasyon kokan girişimin adını, nasıl koyarsanız koyun. Nasıl izah etmeye yeltenirseniz yeltenin bu o günün işi değildi. Ve amacı açıkça belliydi.
TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, Tekirdağ hatta Trakya için atanacak bürokratlar ve yapılacak yatırımlar üzerinde kılı kırk yararken, her ayrıntıyı en ufak detayına kadar takip edip kamu menfaatini gözetme adına tüm hassasiyet noktalarının birini dahi atlamamaya dikkat ve özen gösterirken… Bir takım ”taşra siyasetçileri”; Şentop’un otoritesi altında ezilen kişisel egolarının onarılıp, gelecek dönem AK Parti iktidarı boyunca kendi otoritelerini yine kendi egoları doğrultusunda geliştirip sürdürebilmeyi amaçlıyorlar.
Bu bir takım kesime göre; ”Dağ fare doğuracak” ve ebeliğini de bunlar yapacaklar(!)
”DENZİS ÖLÜR, G*TÜ SAKIZ ÇİĞNER” demiş atalarımız.
Taşra siyasetçilerinin bu dönemki girişimlerini bundan daha net anlatabilecek şimdilik başka bir söz aklıma gelmedi.


BİR FOTOĞRAF BİN KAPIYI AÇAR..!
GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!