Üniversitelerin, ”Genişleme Sahası” başlığı altında, istimlak bedellerini dahi ödemeden vatandaşlara ait irili ufaklı ancak toplamda binlerce dönümü içine alan arazilerine ”el koyması” neyin nesi?
Bu arazilerin sahipleri kendi tapu kayıtlarında olmasına rağmen arazileri üzerinde yapı inşa etmek bir yana dikenli tel dahi çekemiyorlar.
Genişleme Sahası ilan edildiği için satmaya kalkışılsa alıcı bulmak imkansız.
Üniversiteler’in bu arazileri değerlendirme şansları ise görünen haliyle bütçelerinden veya gereksinim şartlarına göre on yıllarca imkansız.
Ulaşıp erişebildikleri siyasetçilerden, arazilerinin akıbeti noktasında medet uman arazi sahibi sayılı kişi nereye baş vuracaklarını şaşırmış durumdalar.
Hayır.
Üniversitelerin ”Genişleme Sahası” içinde kalan arazilerin sahipleri; istimlak bedellerinin ödenmesine razı bile olsalar Üniversite yönetimleri başta bütçe mazereti göstererek konunun etrafından dolanmayı tercih ediyorlar.
Aynı zamanda bu alanlar farklı spekülasyonların da önünü açarken Üniversite yönetimlerini de kamuoyu nazarında zor durumda bırakabiliyor.
Siyasilerden medet uman arazi sahiplerinin girişimleri ile konuya duyarlılık göstermeye çalışan siyasetçilerin ”baskıya” varan ilgileri Üniversite yönetimlerini daraltan, bunaltan hal almaya evrildiğinde işin rengi değişiyor.
Bu durumdan kişisel rant elde etme peşinde olan bir takım ‘kolpacıların’ tarafların arasındaki organizasyona varan atraksiyonları ise madalyonun diğer yüzü.
Üniversite ”Genişleme Sahalkarı” gerekçesiyle mağduriyet yaşayan çok sayıdaki arazi sahibi, konunun yerel siyasi figürlerin, Üniversite yönetimleri ile aralarındaki sempatiye dayalı ilişkiler aracılığı sayesinde hallinin imkansız olduğu ve konun ciddiyeti yönüyle daha etkin duyarlılığın sağlanarak hallinin gereği için Türkiye Büyük Millet Meclisi‘nde ele alınması, gündeme getirilmesi noktasında hem fikir halindeler.


GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!