Küresel sermaye, belirsizliklerin kol gezdiği bir dünyada yeni güvenli limanlar ve fırsat merkezleri arıyor.
Uzak Doğu jeopolitik risklerle sarsılırken, Avrupa yüksek maliyet ve yavaş büyüme sorunu yaşıyor; Orta Doğu ise kırılganlığını koruyor.
Tam bu noktada Türkiye, coğrafi konumu, genç nüfusu, reformist adımları ve sunduğu teşviklerle öne çıkıyor.
2025’te 13,1 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırım (DYY) girişiyle küresel yavaşlamaya rağmen %12’lik artış yakalayan Türkiye, 2026’da bu ivmeyi daha da güçlendirme potansiyeli taşıyor.
Türkiye, Avrupa, Asya ve Orta Doğu’nun tam kesişiminde yer alıyor. ”Yakın tedarik” (near-shoring) trendi hız kazanırken, küresel şirketler Çin’e bağımlılığı azaltmak için üretim üslerini çeşitlendiriyor.
Türkiye neden yeni adres olacak?
stratejik konum ve tedarik zinciri dönüşümü, ekonomik reformlarla iyileşen makro görünüm ve rekabetçi maliyetler ve demografik avantaj gibi temel başlıklar altında özetlenecek gelişmeler ışığında ilerletilecek atılımlar bu sorunun cevabını net biçimde verecektir.
Bu gelişmelerin habercisi niteliğindeki okumalarımızı, öngörülerimizi iki yıl önceki yazımızda paylaşarak bugüne projeksiyon tuttuğumuz günü dün gibi hatırlıyorum. O gün bizim bu analizimizi ciddiye almayan karamsar zihniyetlerin geri dönüşlerindeki azımsayan hatta ütopik bulan cevapların sahipleri;
Sizin ve boğazın iki yakasını uzun yıllardır işgal etmiş olan küresel sermayenin Türkiye’deki yüzde oncularının sahneden çekimle zamanınızın geldiğini anlamış olacağınızı umuyoruz.


GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!